• slayt
Yüzünü Güneşe Dön

Yüzünü Güneşe Dön

İnsanın aklında flaş gibi patlayan bir  kıvılcım tanesi, kötü bir şekilde aklımızda yer ederse, o kıvılcım tanesi aklımızda yangına dönüşür. Unutmayın ki; Olumsuz bir düşünce, endişe, korku veya öfke, aklımızda sürekli tekrarlandığında veya beslendiğinde zihnimizde bir yangına dönüşebilir. Bu durum stres, kaygı, depresyon gibi sorunlara yol açabilir. Örneğin, sürekli başarısız olacağını düşünen biri, denemekten vazgeçebilir ve bu da başarısızlığı pekiştirir.

Ama bir kıvılcım tanesi aklımızda olumlu gelişmelere sebep olursa o kıvılcım tanesi zamanla düşüncelerimizi aydınlatmaya başlar. Unutmayın ki; pozitif bir düşünce, umut, sevgi vs.  zamanla zihnimizi aydınlatır. Aydınlanan zihin bize her zaman ilham verir, motive eder ve daha mutlu bir yaşam sürmemizi sağlar. Yeni düşünceler, aydınlanan beyinlerden çıkar. Üstelik bu durum, yaratıcılığınızı da tetikler ve yeni fikirlerin ortaya çıkmasına yardımcı olur. İyi alışkanlıkların oluşmasına da katkıda bulunur. Unutmayın; kendine güvenen biri, yeni şeyler denemekten korkmaz ve bu da kişisel gelişimini destekler.

Bir çok icat, buluş, yenilik vs. insanların kafasındaki oluşan bir kıvılcımla ortaya çıkar. Kıvılcımın sizi yakmasına müsaade etmeyin, kıvılcımın aydınlığından yararlanın. Aklımızda beliren tek bir düşünce demeti diğer düşüncelerinde ortaya çıkmasını sağlar.  Diğer kıvılcımların oluşmasını tetikler. Oluşan kıvılcımların harlanması sizi yakacak diye korkmayın, harlanan kıvılcımdan düşünceleriniz aydınlanmaya başlar. Aydınlanan düşünce ile insan önünü rahatça görebilir. Akıl bilgi ile beslendi mi daha çok aydınlanır. Sonra akıl yeni icatlara yeni buluşlara ulaşır.  Her şey bir kıvılcımla başlar, öğle olmasaydı Newton’un kafasına düşen elma Newton’nun aklını başına getirmezdi.

İnsan çok okur, çok irdeler, çok araştırırsa zihninde tetikleme oranı daha çok artar. Bundan dolayı;

“Yüzünü güneşe dönen asla gölgesini görmez.”   Demiş Helen Keller.

Sorunlarda çözüm aramak, çözümün parçası olmak demek insanın beyninde kuluçkaya yatmış bilgilerin kullanılması ile  gerçekleşir. Sorunlara çözüm bulmak, mevcut bilgileri kullanmayı gerektirir. Bilgi kullanıldıkça, yeni bilgilerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Önemli olan ne kadar bildiğin değil sende olan mevcut bilgiyi nasıl kullandığındır.

İnsanın kafasındaki bilgiler çakmak taşı gibidir. Kullanıldıkça bilgiler insanın aklında çatışmaya başlar, çakmak taşı nasıl birbirine çarpınca kıvılcım çıkıyorsa insanın aklında çakmak taşı gibi olan kalıplaşmış bilgilerde birbirleri ile  çatışarak yaratıcılığın ilk kıvılcımlarını oluşturur.

Eski insanlar nasıl çakmak taşını birbirine çarptırarak samanı yakıyorsa aklımızdaki bilgilerde çatışarak daha önce öğrendiğimiz bilgilerin kafamızda yeni bilgilerle harmanlanması sonucunda aydınlanma başlar. Böyle olunca da etraf bu bilgi kırıntıları ile aydınlanır. Aklımız o zaman kadar keşfedemediğimiz düşüncelerle yeni düşünceleri bulmaya başlarız. 

Düşünceler, aklınızda sert dalgaların oluşmasına sebep olacaktır. Nasıl denizde esen sert rüzgar büyük dalgalar oluşturuyorsa sizin aklınızda da güçlü düşünceler olacaktır. Dalga dalga düşünceler çatışacaktır. Sendeki mevcut bilgileri kullanarak aklını navigasyon aleti gibi kullanabilirsin. Ama bilgin eksikse en kısa yolu bulamayabilirsin. Bundan dolayı aklını kullanmalısın; unutma, akıl bilgi ile beslenir. Bilgi seni hedefine en kısa yoldan götürür.

 Çoğu insan güçlü dalgalarda denize girmeye korkar, boğulma korkusu önce aklını sonra vücudunu esir alır. Dalgalara meydan okuyan ve onun üzerinde sörf yapan amacına daha çabuk ulaşır. 

Bardağın boş tarafını gören bu dalgalarda boğulur, bardağın dolu tarafını gören bu dalgalarda sörf yapar.

 

Hakan DİNÇAY



Hakan DİNÇAY

Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği

© Copyright 2022  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi


Top