Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
ALIŞ | SATIŞ | ||
USD | 0 | 0 | |
EURO | 0 | 0 | |
Bayramda Bizi Yansıtan Ayna ile Bize Yansıyan Ayna
Merhaba sevgili okuyucularım. Ramazan bayramı yaklaşıyor, hepinize hayırlı bayramlar. Bayramlar bizim için özeldir, küsler ve kırgınlar barışır, sonra tatlı yenir tatlı konuşulur. Acılar geride kalır.
Bayram sabahı, her gün yaptığımız gibi aynaya bakar kendimize çeki düzen veririz. Aynaya uykulu gözlerle bakarız, tıraş olurken bakarız, makyaj yaparken bakarız. Yüzümüzde veya vücudumuzda bir eksiğimiz varsa dışarı çıkmadan kendimize çeki düzen veririz sonra dışarı çıkarız. Aynaya bakmak pek çok insan için günlük rutinin önemli bir parçası... Aynaya baktığımızda sadece fiziksel görünümümüzü kontrol etmekle kalmayız, aynı zamanda ruh halimizi ve kendimize olan güvenimizi de değerlendiririz.
Ayna, ne görürsek günahı ve sevabı ile her şeyi bize yansıtır. Ama kendimize bakmazsak, -özellikle bayramlarda- çok yer kilo alırsak, göbeğimiz çıkarsa, yavaş yavaş aynaya küsmeye başlarız. Ayna yalan söylemez neysen osun, iltifatta etmez, acımasız bir dürüstlükle bize gerçeği yansıtır. Zamanla değişen bedenimiz, artan kilolar... bayramdan sonra bunlarla yüzleşmek bazen zor olabilir sonrası aynaya küsmemize neden olabilir. Aynanın hiç acıması yoktur, sen ona küsersen oda sana küser. Ayna, duygusuz bir şekilde bize dış görünüşümüzü gösterir. Bu durum bazen canımızı yakabilir. Bundan dolayı bayramda tatlı yerken sağlığımız için dikkatli yemekte yarar var.
Birde içimiz de bir ayna vardır. O farklıdır, dıştakine benzemez. O hep seninledir; tıpkı gölgen gibi, gölgenden de ötedir. Her yer karardığında, göz gözü görmediğinde, gölgen de yok olur. Sen karanlıkta kaldığında o içinde seni yansıtmaya devam eder. İyi mi yansıtır, kötümü... Sana kalmış. İçinizdeki ayna, sana kendinle ilgili en derin gerçekleri gösteren, paha biçilmez bir araçtır. Sen içindeki aynana bakarak kendine çeki düzen verip daha iyi bir insan olabilirsin, daha anlamlı bir yaşam sürebilirsin. Bayramlar bunun için bir fırsattır.
Bayramda kırgın olduğun kişilerle barış, bayram da hoşgörü ve beraberlik ön plandadır. Bütün kişisel gelişim kitapları hoşgörülü ve kırgın olmamayı sana söyler. Sen bayramda bunu yaparsan kişisel gelişim kitaplarında yazılanları kişiliğine yerleştirmiş olursun. Bunları yaptıktan sonra içindeki ayna seni aydınlatacaktır. Karanlıkta olsan dahi, gölgeni görmeyeceksin.
Şunu asla unutma, içindeki ayna dıştakinden daha acımasızdır. Yaptığın her şeyi sana yansıtır yeri gelir uykunu kaçırır yeri gelir seni için için sızlatır. Küs ve kırgın kalırsan, sinirli ve asabi olursun yüzünün nuru gider, içindeki sıkıntı yüzüne yansır. Kişiliğine makyajda yapamazsın sadece sahte gülümsemelerle kamufle etmeye çalışırsın. Yüreğin mum gibi yanar, duyguların mum gibi erir. Yok olmaya başlarsın.
Ama bayramda yediğin tatlı nasıl sana zevk veriyorsa, kırıldığın veya küstüğün kişilerle barışırsan ruhuna tatlı yedirmiş gibi olursun dene ve gör. Haklı olduğumu anlayacaksın.
Bayramda küs olduğun veya kırgın olduğun kişilerle barışırsan çevrene bakışın değişir; üzüntüden ve sıkıntıdan kırışmaya başlayan yüzün parlamaya başlar, çünkü huzur insanı gençleştirir. Sadece bu kadar mı? Küs ve kırgın olduğunu belli etmemeye çalışsan da içindeki fırtınadaki yansımandan kurtulamazsın. O fırtına ki içindekileri talan eder. Büyük acılar çekersin, daha kötüsü dilsizdir o acılar kimseyle paylaşamazsın. Ondan kurtuluş yok. Kin ve nefret seni tıpkı kanser hücreleri gibi düşüncelerini yavaş yavaş yok eder. Ama etrafındakilerle barışırsan yukarda yazdıklarım senin vicdanında ve duygularında kambur haline gelen sıkıntını atmana sebep olur, hafiflersin. Duyguların kuş gibi olur uçmaya başlarsın.
Senin dışını yansıtan aynada çirkin olan tarafını, makyajla törpülersin ama içindeki aynada makyajla törpüleyemezsin. Duygularının en iyi törpüsü insanları sevmektir, kırıldığın küstüğün kişilerle barışmandır. Barışmak istediğin halde karşı taraf sana hala küs kalıyorsa, günah senden gider. Sen; yüzünü güneşe dönersin, gölgeni görmezsin, o gölgesinden korkmaya devam eder.
Unutma ki, dışarı çıktığında aynaya bakıyorsun, gözüne sürdüğün rimel, yüzüne sürdüğün allık, fondöten vs. dış görünüşünü güzelleştirir. Seni dışarıda güzel gösterir. Akşam eve gelince yatmadan evvel yüzüne sürdüğün allığı, gözüne sürdüğün rimeli, üstündeki güzel giysileri çıkarıyorsun. Sonra elini ve yüzünü yıkıyorsun saf haline dönüp yatağına yatıyorsun. Mışıl mışıl uyuyorsun.
Sana soruyorum, kırgın ve küs olduğun kişilerle küslüğün ve kırgınlığın devam ettiği sürece rahat edebilecek misin? Kırgınlık ve küslük, kin duygusunu besler, bu duygu içinde köz halindedir. O közü söndür, harlanmasına müsaade etme, yoksa o ateş senide yakar. Seni yakmaya başlarsa duyguların kararır, ne yaparsan yap içindeki ayna senin kişiliğini yüzüne çarpmaya devam eder. Biz dünyaya geldiğimizde içimizde ter temiz bir ayna ile geldik. Bu dünyadan gidince de o ayna bizi tanınmayacak hale getirmesin. Bu dünyadan göç ettiğimizde inanın içimizdeki ayna ile beraber öteki tarafa gideceğiz. O zaman o aynada kim güzel görünüyor kim kirlenmiş ona göre defterimiz dürülecek.
Hayırlı bayramlar,
Hakan DİNÇAY